DEAD
Göçmüş
Ben... hâlâ hayatta mıyım?
Tebrikler, en nadir kişiliği buldun, her ne kadar 'Göçmüş' isim olarak biraz uğursuz olsa da, şöyle de diyebilirsin: Herhangi bir Dürtü Bekleme. Göçmüş tüm o anlamsız felsefi düşünceleri çoktan görmüştür ve bu nedenle her şeye ilgisini 'kaybetmiş' gibi görünür. Göçmüş dünyaya, her ana görevi, yan görevi ve gizli görevi tamamlamış, 999 kez silip yeniden başlamış ve sonunda anlayan birinci sınıf bir oyuncu gibi bakar: bu oyun en başından beri eğlenceli değildi. Göçmüş arzuyu ve amacı aşmış nihai bilgedir. Salt varlıkları bu gürültülü dünyaya karşı en sessiz ama en kapsamlı protestodur.
Benlik Modeli
Kendine herkesten daha sert davranırsın; bir iltifat bile önce arka plan kontrolünden geçer.
İç kanal çoğunlukla parazit; 'Ben kimim?' sorusunda sık sık donuyor.
Konfor ve güvenlik önce gelir; her gün hayatta koşturmaya gerek yok.
Duygusal Model
İlişki alarmın kıl tetikle çalışır; bir 'görüldü' finale dönüşebilir.
İlişkilerde duygusal olarak ketum; kapı kilitli değil ama güvenlik sistemi sıkı.
Hem yakınlık hem bağımsızlık istersin -- ayarlanabilir bağımlılık modu.
Tutum Modeli
Dünyaya savunma filtresiyle bakarsın: önce şüphelen, sonra yaklaş.
Önemliyken kurallara uy, mantıklıyken es geç -- inatçı son savunma yok.
Düşük anlam duygusu; birçok şey formalite gibi hissettiriyor.
Eylem Dürtüsü Modeli
Riskten kaçınma hırstan önce devreye girer; 'çarpma' 'kazan'ı geçer.
Karar vermeden önce fazla düşünmeye yatkın; kafandaki toplantı sık sık uzar.
Uygulamanın son tarihlerle derin bir ilişkisi var; ne kadar geç olursa uyanmaya o kadar yakınsın.
Sosyal Model
Sosyal olarak geç ısınırsın; ilk adımı atmak yarım gün kendini hazırlamayı gerektirir.
Güçlü sınır duygusu; biri çok yaklaşırsa içgüdüsel olarak yarım adım gerilersin.
Konuşmadan önce ortamı okursun; özgünlük ve incelik paylarını alır.